Sayfalar

16 Haziran 2011 Perşembe

Can Baba gibi yaşamak...

Balıklıova -Urla

Ne hesabını veremeyeceğim... bir günüm oldu
ne de vicdanımı lekeleyen bir geçmişim...
Ne hissettiysem onu söyledim , onu yaşadım...
Yaşadığım bir tek andan bile pişmanlık duymadım...
Asla keşkelerim olmadı...

Hiçbir zaman kendimle vicdan mahkemesi yapmak zorunda kalmadım..
Karşıma bazen gerçek yüzler , bazen sahteler çıktı ama olsun ...
ben yine sadece hislerimle yaşadım..
Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim ,
ya da asla birini severken karşılığını beklemedim...
Dostluğuma değer biçmedim , sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim...
Sevdiysem sonuna kadar gittim,bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim...

Bazen çok kırıldım , bazen belki de kırdım...
Ama hata insana mahsustur dedim..
Affettim , af diledim..

Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim..
Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.
Belki de içten içe sinsice güldüler...
Ama asıl unuttukları şuydu...
Ben aldanmadım...
Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar...

Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için...
Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için......
Oysa ben hiç insan kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar..

Can Yücel

Denize hasret ve yalnız - Urla

Ne Anlatır Yunan Şarkıları


Ne Anlatır Yunan Şarkıları   ionianstar


Ne kadar düşman diye gösterilmek istense de; o kadar yakınızdır aslında birbirimize. Ataol Behramoğlu, anlamasak bile içimizi titreten Yunan şarkılarının bizlerde çağrıştırdıklarını, tam kendine özgü yerine oturtmuş...

12 Haziran 2011 Pazar

Islak Islak ve Bir gelsen...



Şiiri, yukarıdaki şarkıyı dinlerken okumanız tavsiye olunur...


Bir Gelsen


Bir gelsen, ah bir gelsen,
Telefonum bir çalsa,
ekranda 'Canım Aşkım' yazsa
Bilemezsin o anda ne olur;
Durabilir kalbim, arayışın son bulur,
Ah bir gelsen, bir gelsen;
Bana bir kahve içirir misin desen;
Yoluna seriversem  İzmir'in tüm çiçeklerini;
Kapımın ardına, ah bir atıversen kendini;

Tıpkı eskisi gibi;
Atılsan kollarıma hemen;
O güzel mavi gözlerinde erisem, yok olsam
Bana bir yemek yapsan,
Mırıldanırken eski bir şarkıyı, yeniden
Aşımıza gönlünü  katsan ,
Minicik ellerinle bir tencere dolma yapsan yine,
Taze biberlerinden İzmir'in,

Tüm anıların selamı var gözümün bebeği;
Hiç sönmeksizin yanıyor içimin alevi,
O kadar yoksun ki, gözlerinin okyanusları kadar,
Beni terkettiğinde içimde açılan kör kuyular kadar

Ah bir gelsen,
Dolaşsak tüm koylarını Çeşme'nin
Bir pazar sabahı Urla'da,
İnsek deniz kenarına
Bana 'bitanem, canım bebeğim' desen,
Sana uzatırken tabağımdaki son zeytini;
Okşasam ipek siyah saçlarını,
Tüm güzelliklerini önüme sersen yine,
Terkederdi tüm acılar ruhumu,
Her sabah kollarında uyansam,
Zamanı bırak, varsın, hoyratça akıp gitsin,

Ölsek de hiç ayrılmasak senle;
İçsem ellerinden  son suyumu,
Ve terketsem kucağında bu alemi;

Ne olurdu çok geç olmasa,
Ve herşey bir hayal, bir hülya olup, donup kalmasa,
Ah bir gelsen, bir gelsen, bir gelsen....

Yavuz Peker

2 Haziran 2011 Perşembe

Erkek dediğin - (-deneme-)

Erkek dediğin dik durur,
Hasta olur ve eğer yatağa düşerse,
Ölümü bekler de yardım beklemez,
Erkek adam söz verir, asla geri dönmez.

Erkek ağlar elbet, ama yalvarmaz...
Erkeğin yüreği geniş, sevdası ölümünedir.
Ama, aşkından ölse, gururunu çiğnetmez.
Terkedilirse, bir daha ardına bakmaz
Ama onu da affeder, diğerleri varsa onlar gibi...
Eğer bekleyecekse, köşesindedir, sessizdir, ağırdır.
Kırılır elbette ki; ama hiç bir zaman eğilmez...

Erkek adam yenileceğini bilse de savaşır haksızlıkla,
Ekmeğini ikiye üçe beşe böler,
Zenginliği cebinde değil; aklında ve yüreğindedir...
Ülkesini satanların yanında da olamaz!

Erkek kadınını kıskanmaz, serbest bırakır,
Çünkü dönerse eğer; onundur;
O zaman anlar, kadınının ona ait olduğunu.
Ve o zamandır kadının erkeğini hissettiği an.

Erkek dediğin dik durur,
Öldüğündedir ancak yana yattığı an...

Akşam olunca yarelerim sızlar



"Akşam olunca yarelerim sızlar,
Derdim çoktur, değmeyin bana kızlar,
Bu aşkıma şahit olsun yıldızlar.

Yeter Allahım çktiğim ah yeter,
Bu ayrılık bana ölümden beter
Yeter Allahım bu çektiğim ah yeter
Bu hasretlik bana ölümden beter..."

Diye sesleniyor büyük usta, yıllar öncesinden...
Ne dün ne bu gün ne yarın...Bu derin acı hiç eksik olmadı; olmayayacak insanların yüreklerinden...Mutlaka yaraları sızlatan birileri vardır, ve yaraları sızlayanlar da elbette..Eğer yara sızlatanlar daha vicdanlı olurlarsa, geri kalan "hasret" çekilir bir acı olarak kala kalır...
Bu gün bu kısa ve güzel şarkıyı paylaşayım dedim...Günün "anlam ve önemi" bunu gerektirdi belki de...